Ortak dikkat: sosyal gelişimin ilk adımı
Dokuz ile on sekiz ay arasındaki bir bebek, gökyüzünde uçan bir kuşu gördüğünde önce kuşa, sonra annesinin yüzüne bakar ve parmağıyla kuşu gösterir. Bu küçük an, ortak dikkat adı verilen önemli bir becerinin göstergesidir: Bebek, ilgisini çeken bir şeyi bir başkasıyla paylaşmak ister. Ortak dikkat; dilin, taklidin ve sosyal öğrenmenin temel taşlarından biridir.
Otizmli çocuklarda ortak dikkat çoğu zaman sınırlı gelişir. Çocuk istediği bir şeyi almak için ebeveyninin elini tutup o nesneye götürebilir, ama bir şeyi yalnızca paylaşmak için göstermez. Adı söylendiğinde dönmeyebilir, yüzlere kısa süre bakabilir, sosyal gülümsemesi az olabilir. Bu farklılıklar çocuğun sevgisiz olduğu anlamına gelmez; otizmli çocuklar ailelerine derinden bağlıdır, ama bu bağı farklı yollarla gösterir.
Duyusal dünya
Otizmli çocukların önemli bir kısmı sesleri, ışıkları, dokuları, kokuları ve tatları yaşıtlarından farklı algılar. Bazı uyaranlar onlar için dayanılmaz derecede yoğun olabilir; bazılarını ise neredeyse hiç fark etmeyebilirler.
| Duyusal profil | Günlük yaşamda görünümü |
|---|---|
| Aşırı duyarlılık | Elektrikli süpürge sesinde kulak kapama, etiketli giysilerden rahatsızlık, kalabalıkta huzursuzluk |
| Az duyarlılık | Acıya ya da soğuğa az tepki, adı söylendiğinde fark etmeme |
| Duyusal arayış | Dönme, sallanma, nesneleri koklama ya da ağza alma, sert sarılma isteği |
Duyusal farklılıklar, çocuğun bazı davranışlarını anlamlandırmamıza yardım eder. Örneğin market alışverişi sırasında yaşanan bir öfke nöbeti, çoğu zaman ışıkların, seslerin ve kalabalığın birlikte yarattığı aşırı yüklenmenin sonucudur. Ortamı düzenlemek, kulaklık kullanmak ya da çocuğa sakinleşebileceği bir köşe sağlamak bu tür anları azaltabilir.
Tekrarlayıcı davranışların işlevi
El çırpma, parmakları gözün önünde oynatma, sallanma, aynı sözcükleri tekrarlama ya da oyuncakları sıraya dizme gibi davranışlar otizmde sık görülür. Bu davranışlar çocuğa çoğu zaman sakinleşme, heyecanı ifade etme ya da duyusal ihtiyacını karşılama işlevi görür. Zarar vermiyor ve öğrenmeyi engellemiyorsa bu davranışları tamamen durdurmaya çalışmak gerekmez. Ancak kendine zarar verme biçimine dönüştüğünde ya da günlük yaşamı belirgin biçimde kısıtladığında ele alınır.
Rutinlere bağlılık da otizmin önemli bir özelliğidir. Aynı yoldan eve gitmek, aynı tabakta yemek yemek, günün belirli bir sırayla ilerlemesi çocuğa güven verir. Beklenmedik değişiklikler ise yoğun bir sıkıntı yaratabilir. Değişiklikleri önceden, resimlerle ya da kısa açıklamalarla haber vermek bu sıkıntıyı hafifletir.
Gerileme dönemi
Bazı otizmli çocuklarda, genellikle on beş ile yirmi dört ay arasında, daha önce kazanılmış sözcüklerin ve sosyal becerilerin kaybolduğu bir dönem yaşanır. Çocuk daha önce söylediği sözcükleri söylemez olur, el sallamayı bırakır, ilgisi azalır. Bu gerileme her zaman ciddiye alınmalı ve beklemeden değerlendirilmelidir. İşitme testi ve gerektiğinde nörolojik değerlendirme bu sürecin bir parçasıdır.
Değerlendirme
Otizm değerlendirmesi, ayrıntılı gelişim öyküsü, ebeveyn görüşmesi, çocuğun gözlemlenmesi ve yapılandırılmış gözlem araçlarının birlikte kullanılmasıyla yapılır. Bu araçlardan biri olan ADOS-2, çocuğun yaşına ve dil düzeyine uygun oyun etkinlikleriyle sosyal iletişimi standart biçimde gözlemlemeyi sağlar. İşitme testi, gelişim değerlendirmesi ve bazı durumlarda genetik inceleme de sürecin parçası olabilir. Otizmin farklı görünümleri ve şiddet düzeyleri için otizm spektrum bozukluğu sayfamıza bakabilirsiniz.
Erken destek
Otizmde en güçlü kanıta sahip yaklaşımlar, çocuğun doğal ortamında, oyun ve günlük rutinler içinde iletişim ve sosyal becerileri destekleyen programlardır. Bu programların önemli bir kısmı ebeveynler aracılığıyla yürütülür: Ebeveynler, çocuğun ilgisini izlemeyi, onun oyununa katılmayı, iletişim fırsatları yaratmayı ve her girişimini ödüllendirmeyi öğrenir. Çünkü çocuğun gün içinde en çok vakit geçirdiği kişiler onlardır. Dil ve konuşma terapisi, özel eğitim ve ergoterapi bu programları tamamlar. Anne ve babalar bu yöntemleri öğrenirken ebeveyn danışmanlığı görüşmelerinden yararlanabilir.
Konuşmadan iletişim
Konuşmanın gecikmesi, iletişimin olmadığı anlamına gelmez. Henüz konuşmayan otizmli çocuklarda resimli kartlarla iletişim, işaretler ve iletişim cihazları, çocuğun isteklerini ifade etmesini kolaylaştırır. Bu yöntemlerin konuşmanın gelişimini engellediği yönünde bir kanıt yoktur; tersine, iletişim kurabilen bir çocukta öfke nöbetleri azalır ve konuşma gelişimi de desteklenebilir.
Uyku ve beslenme
Otizmli çocuklarda uyku sorunları sık görülür: Uykuya dalmakta zorlanma, gece uzun süre uyanık kalma ve sabah çok erken kalkma bunların başında gelir. Düzenli ve görsel olarak desteklenen bir uyku rutini, yatak odasında duyusal uyaranların azaltılması ve gün içinde yeterli fiziksel etkinlik yardımcı olur. Beslenmede ise belirli renk, doku ya da markadaki yiyeceklerle sınırlı kalma sık görülür. Yeni yiyecekler zorlamadan, küçük adımlarla ve tekrar tekrar sunularak denenir. Kilo alımında sorun ya da çok kısıtlı beslenme varsa çocuk doktoru ve beslenme uzmanıyla birlikte değerlendirilir.
Öfke nöbetleri ve zorlayıcı davranışlar
Otizmli çocuklarda öfke nöbetleri, vurma, ısırma ya da kendine zarar verme gibi davranışlar görülebilir. Bu davranışlar çoğu zaman bir ihtiyacın ifadesidir: Çocuk bir şeyi istediğini anlatamıyor, beklenmedik bir değişiklikle karşılaşmış, duyusal olarak aşırı yüklenmiş ya da bir yeri ağrıyor olabilir. Davranışın hangi durumlarda ortaya çıktığını, öncesinde neler olduğunu ve sonrasında neler değiştiğini birkaç gün boyunca not etmek, davranışın işlevini anlamaya yardım eder. Çocuğa aynı ihtiyacı daha kabul edilebilir bir yolla, örneğin bir resim kartı göstererek ya da “mola” diyerek ifade etmeyi öğretmek, zorlayıcı davranışları azaltır. Diş ağrısı, kabızlık ya da kulak enfeksiyonu gibi bedensel sorunların da davranış değişikliğine yol açabileceği unutulmamalıdır.
Kreş ve okula hazırlık
Otizmli bir çocuğun kreşe ya da okula başlaması, iyi planlandığında olumlu bir deneyime dönüşebilir. Başlamadan önce okulun ve sınıfın fotoğraflarını göstermek, öğretmenle tanıştırmak, ilk günlerde kısa sürelerle başlamak geçişi kolaylaştırır. Öğretmene çocuğun iletişim biçimi, duyusal hassasiyetleri ve onu sakinleştiren şeyler hakkında kısa bir bilgi notu hazırlamak çok işe yarar.
Aileler için
- Çocuğunuzun ilgi alanlarını iletişim kurmak için bir köprü olarak kullanın.
- Günün akışını resimli bir çizelgeyle görünür hâle getirin.
- Yönergeleri kısa, somut ve tek tek verin.
- Küçük ilerlemeleri fark edin; her yeni sözcük, her yeni bakış bir adımdır.
- Kardeşlere yaşlarına uygun bilgi verin ve onlarla da baş başa zaman geçirin.
- Kendi dinlenme zamanınızı koruyun; uzun bir yolculukta enerjinizi korumak önemlidir.
Merak edilenler
Otizm bir ebeveynlik hatası mı?
Hayır. Otizm, beynin gelişimiyle ilgili, güçlü kalıtsal yönü olan bir durumdur; ebeveyn tutumlarından kaynaklanmaz.
Otizm aşılarla ilişkili mi?
Hayır. Geniş kapsamlı araştırmalar aşılar ile otizm arasında bir bağlantı olmadığını göstermiştir.
Otizmli çocuğum konuşacak mı?
Pek çok otizmli çocuk konuşmayı öğrenir. Bazı çocuklar ise resim ya da cihaz gibi farklı iletişim yollarıyla kendini ifade eder.
Özel diyetler otizmi iyileştirir mi?
Otizmi iyileştirdiği kanıtlanmış bir diyet yoktur. Gereksiz kısıtlamalar beslenme sorunlarına yol açabilir.
Erken destek ne zaman başlamalı?
Otizm şüphesi doğduğunda, tanı süreci tamamlanmadan da iletişim ve oyun becerilerini destekleyen çalışmalara başlanabilir.
Kardeşi olan otizmli çocuk daha mı hızlı gelişir?
Kardeşlerle oyun, sosyal öğrenme için değerli fırsatlar sunar; ancak gelişimin hızı çocuğun kendi özelliklerine bağlıdır. Kardeşlerin oyun içinde nasıl iletişim kurabileceklerini öğrenmesi ilişkiyi güçlendirir.
Başvuru öncesi hazırlık listesi ve iletişim bilgileri iletişim sayfamızda.