Çocuk Ergen PsikiyatrisiAnkara · çocuk ve ergen ruh sağlığı
Menü
Ana sayfa › Hizmetlerimiz › Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite
DikkatsizlikHareketlilikDürtüsellikYürütücü işlevlerOkul düzenlemeleri

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu

KısacaDikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, dikkati sürdürmede, hareketliliği ve dürtüleri düzenlemede yaşıtlarına göre belirgin güçlükle seyreden nörogelişimsel bir durumdur. Kötü terbiyenin ya da tembelliğin sonucu değildir. Doğru tanı ve çok yönlü bir tedaviyle çocuğun okulu, arkadaşlıkları ve aile yaşamı belirgin biçimde rahatlar.

Üç temel alan

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, kısaca DEHB, üç alanda kendini gösterir. Her çocukta bu alanların ağırlığı farklıdır.

Dikkatsizlik: Çocuk ödevin başına oturur ama birkaç dakika sonra pencereden dışarı bakmaya başlar. Talimatların ikincisini duymadan üçüncüsüne geçer, kalemini, silgisini, montunu sık sık kaybeder. Sevdiği bir oyuna saatlerce odaklanabilir; ama sıkıcı bulduğu işlerde dikkatini sürdürmek onun için yokuş yukarı yürümek gibidir.

Hareketlilik: Sınıfta sırasında oturamaz, sandalyesinde kıpırdanır, sürekli bir şeylerle oynar. Küçük yaşlarda koşar, tırmanır, durmaksızın konuşur. Ergenlikte bu hareketlilik çoğu zaman içsel bir huzursuzluk duygusuna dönüşür.

Dürtüsellik: Soru bitmeden cevabı yapıştırır, sırasını beklemekte zorlanır, başkalarının sözünü keser. Düşünmeden yola atılmak, oyunlarda kuralları çiğnemek ya da riskli davranışlara girişmek dürtüselliğin sık görünümleridir.

GörünümÖn planda olan
Ağırlıklı dikkatsizDalgınlık, unutkanlık, işleri yarım bırakma
Ağırlıklı hiperaktif-dürtüselYerinde duramama, sabırsızlık, araya girme
BirleşikHer iki alanda belirgin güçlük

Beynin orkestra şefi: yürütücü işlevler

DEHB'yi anlamak için yürütücü işlevler kavramı çok yardımcıdır. Bu işlevler, beynin bir orkestra şefi gibi çalışarak dikkati yönlendirmesini, plan yapmasını, zamanı takip etmesini, dürtüleri frenlemesini ve duyguları düzenlemesini sağlar. DEHB'de bu şefin işi zorlaşır: Çalgıcılar yetenekli olsa da doğru zamanda doğru partisyonu çalmakta zorlanırlar. Bu nedenle DEHB'li bir çocuk zeki ve yaratıcı olabilir, ama bu yeteneklerini düzenli bir biçimde ortaya koymakta güçlük çeker. Bu bakış açısı, ailelerin ve öğretmenlerin “Yapabiliyor ama yapmıyor” düşüncesinden “Yapmakta zorlanıyor, desteğe ihtiyacı var” anlayışına geçmesini sağlar.

Okul öncesinden liseye

Okul öncesi dönem

Okul öncesi yaşlarda hareketlilik ve dürtüsellik ön plandadır. Çocuk oyun parkında sürekli koşar, tehlikeyi fark etmeden tırmanır, kreşte grup etkinliklerinde yerinde duramaz. Bu yaşta pek çok çocuk doğal olarak hareketli olduğundan tanı dikkatle konur; belirtilerin yaşıtlarına göre belirgin biçimde fazla olması ve birden fazla ortamda görülmesi gerekir.

İlkokul

İlkokulda masa başında oturma, yönergeleri takip etme ve ödev yapma beklentisi arttıkça DEHB belirtileri daha belirgin hâle gelir. Ödev saatleri aile içinde çatışma kaynağına dönüşebilir. Öğretmenlerden “dalgın”, “yerinde durmuyor”, “potansiyelinin altında” gibi geri bildirimler gelmeye başlar.

Ortaokul

Ortaokulda ders sayısı ve öğretmen sayısı artar, ödevler uzun vadeli projelere dönüşür. Planlama ve zaman yönetimi güçlükleri ön plana çıkar. Hareketlilik genellikle azalır, ama dikkatsizlik ve düzensizlik sürer. Tekrarlayan olumsuz geri bildirimler çocuğun özgüvenini sarsmaya başlayabilir.

Lise

Lisede sınav hazırlığı, sosyal ilişkiler ve bağımsızlık beklentileri DEHB'li gencin önüne yeni zorluklar koyar. Dürtüsellik, riskli davranışlar, trafik kazaları ve madde denemeleri açısından dikkat gerektirir. Bu dönemde gencin kendi DEHB'sini tanıması ve tedavi kararlarına katılması çok önemlidir.

Yanlış bilinenler

Tanı nasıl konur?

DEHB tanısı tek bir testle konmaz. Ayrıntılı gelişim öyküsü, ebeveyn ve öğretmenden alınan bilgiler, standart değerlendirme formları ve çocukla yapılan görüşme birlikte değerlendirilir. Belirtilerin on iki yaşından önce başlamış olması ve en az iki farklı ortamda, örneğin hem evde hem okulda görülmesi gerekir. Bilgisayarlı dikkat ölçümleri, örneğin MOXO dikkat testi, değerlendirmeye destek olarak kullanılabilir.

Değerlendirmede DEHB'ye benzer belirtiler yapabilen durumlar da ayırt edilir: işitme ya da görme sorunları, uyku apnesi ve yetersiz uyku, öğrenme güçlüğü, kaygı, depresyon ve aile içi stres. Bu durumlar DEHB'ye eşlik de edebilir.

Tedavi

DEHB'de tedavi, çocuğun yaşına ve belirtilerin şiddetine göre birkaç bileşenden oluşur. Okul öncesi çocuklarda ilk adım, ebeveynlerin çocuğun davranışlarını yönetmeye yönelik yapılandırılmış bir eğitim almasıdır; bu konuda ebeveyn danışmanlığı sayfamıza bakabilirsiniz. Okul çağında ebeveyn eğitimi, okul düzenlemeleri ve gerektiğinde ilaç tedavisi birlikte planlanır. Ergenlerde zaman yönetimi, planlama ve dürtü kontrolüne odaklanan bilişsel davranışçı terapi yararlıdır.

Orta ve ağır DEHB'de ilaç tedavisi belirtilerin azaltılmasında etkili bir seçenektir. Tedavi süresince çocuğun büyümesi, yeme düzeni, uykusu ve kalp-damar ölçümleri kontrollerde takip edilir. İlacın okul günlerinde ve tatillerde nasıl kullanılacağı aileyle birlikte planlanır.

Duygu düzenleme güçlüğü

DEHB'li çocukların pek çoğu duygularını düzenlemekte de zorlanır. Oyunun bitmesi ya da sıranın kaçması gibi ufak bir aksilik, dakikalarca süren bir fırtınaya yol açabilir; sevinç, heyecan ya da üzüntü yaşıtlarına göre daha yoğun ve daha ani yaşanır. Bu durum, yürütücü işlevlerin duyguların frenlenmesinde de rol oynamasıyla ilişkilidir. Aileler çoğu zaman en çok bu öfke anlarında zorlanır. Öfke yükselirken uzun açıklamalar yapmak yerine çocuğun sakinleşmesine fırsat tanımak, sakinleştikten sonra ne olduğunu kısaca konuşmak ve bir dahaki sefere neler yapılabileceğini birlikte planlamak işe yarar. Çocuğa duygularını adlandırmayı öğretmek, örneğin “Şu an çok kızgınsın, çünkü oyun bitti” demek, zamanla kendi duygularını tanımasını kolaylaştırır.

Güçlü yanları görmek

DEHB'li çocuklar çoğu zaman enerjik, meraklı, yaratıcı ve cesurdur. Yeni fikirler üretmekte, beklenmedik çözümler bulmakta ve ilgilerini çeken alanlarda derinleşmekte başarılı olabilirler. Bu güçlü yanları görmek ve desteklemek, sürekli uyarı ve eleştiriyle sarsılan özgüvenin onarılmasında büyük rol oynar.

Okulda yapılabilecek düzenlemeler

Evde yapılabilecekler

DEHB'li çocuklar için öngörülebilir bir günlük düzen çok değerlidir. Sabah ve akşam rutinlerini resimli bir çizelgeyle görünür hâle getirmek, yönergeleri göz teması kurarak ve kısa cümlelerle vermek, ödev zamanını kısa bölümlere ayırıp aralarına hareket molaları koymak işe yarar. Olumlu davranışların hemen fark edilip ödüllendirilmesi, olumsuz davranışlar üzerinde uzun uzun durmaktan çok daha etkilidir. Ekran süresinin sınırlanması, düzenli fiziksel etkinlik ve yeterli uyku da belirtileri olumlu etkiler.

Eşlik eden durumlar

DEHB'li çocukların önemli bir kısmında başka güçlükler de bulunur: özgül öğrenme güçlüğü, karşıt gelme davranışları, kaygı, depresyon, uyku sorunları ve tik bozuklukları bunların başında gelir. Bu durumların tanınması ve ele alınması, tedavinin başarısı için çok önemlidir.

Merak edilenler

DEHB ilaçları bağımlılık yapar mı?

Doktor kontrolünde, önerilen dozda kullanıldığında bağımlılık riski yoktur. Tedavi edilen DEHB'li gençlerde madde kullanımı riskinin azaldığını gösteren çalışmalar vardır.

Çocuğum ilaçla farklı birine dönüşür mü?

Doğru dozda çocuk kendisi olmaya devam eder. Çocuğun durgunlaştığı ya da kişiliğinin değiştiği hissedilirse doz yeniden ayarlanır.

Tatillerde ilaca ara verilebilir mi?

Bazı çocuklarda tatillerde ara verilebilir. Bu karar, çocuğun belirtilerine ve günlük yaşamına göre psikiyatristle birlikte verilir.

DEHB kız çocuklarında farklı mı görünür?

Kızlarda dikkatsizlik ön planda olabilir ve hareketlilik daha az dikkat çeker; bu nedenle tanı gecikebilir.

Diyet DEHB'yi tedavi eder mi?

Dengeli beslenme genel sağlık için önemlidir, ancak tek başına DEHB'yi tedavi eden bir diyet yoktur.

Çocuğunuz için randevu

Başvuru öncesi hazırlık listesi ve iletişim bilgileri iletişim sayfamızda.

İletişim sayfası
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için bir çocuk ve ergen psikiyatristine başvurun. Acil durumda 112'yi arayın.