Neden aile?
Bir çocuğun gün içinde en çok vakit geçirdiği, en çok etkileşim kurduğu ve en çok örnek aldığı kişiler ailesidir. Terapi odasında geçen bir saat ne kadar değerli olursa olsun, çocuğun haftanın geri kalan günlerinde evde yaşadıkları iyileşmenin seyrini belirler. Bu nedenle çocuk ve ergen psikiyatrisinde aile, tedavinin yalnızca bir yardımcısı değil, çoğu zaman temel ortağıdır.
Aile temelli tedavilerin ortak noktası, sorunu yalnızca çocuğun “içinde” görmek yerine, aile içindeki ilişkiler, iletişim biçimleri ve günlük alışkanlıklar içinde ele almasıdır. Bu yaklaşım aileyi suçlamaz. Tersine, aile üyelerinin farkında olmadan sürdürdüğü döngüleri görünür kılar ve onları değiştirmek için ailenin kendi güçlerinden yararlanır.
Aile temelli yaklaşımın farklı biçimleri
| Yaklaşım | Kimler katılır? | Sık kullanıldığı durumlar |
|---|---|---|
| Ebeveyn-çocuk etkileşim çalışmaları | Ebeveyn ve küçük çocuk birlikte | Okul öncesi davranış sorunları, öfke nöbetleri, bağlanma güçlükleri |
| Aile terapisi | Bütün aile ya da belirli üyeler | Aile içi çatışmalar, ergenlik sorunları, depresyon, okul reddi |
| Aile temelli yeme bozukluğu tedavisi | Ebeveynler, ergen ve kardeşler | Ergenlerde anoreksiya ve bulimiya |
| Ebeveyn grupları | Benzer sorun yaşayan çocukların ebeveynleri | Dikkat eksikliği, otizm, kaygı |
| Çoklu aile grupları | Birkaç aile bir arada | Süregen hastalıklar, yeme bozuklukları |
Ebeveyn-çocuk etkileşim çalışmaları
Okul öncesi yaştaki çocuklarda davranış sorunları, öfke nöbetleri ve söz dinlememe, çoğu zaman ebeveyn ile çocuk arasında kısır bir döngüye dönüşür: Çocuk karşı koyar, ebeveyn sesini yükseltir, çocuk daha da direnir. Ebeveyn-çocuk etkileşim çalışmalarında ebeveyn ve çocuk birlikte oynarken terapist onları gözlemler ve ebeveyne anlık olarak yol gösterir. İlk aşamada ebeveyn, çocuğun oyununu yönlendirmeden izlemeyi, olumlu davranışları fark edip dile getirmeyi ve sıcak bir ilgi göstermeyi öğrenir. İkinci aşamada açık ve tutarlı yönergeler vermeyi ve sakin sonuçlar uygulamayı çalışır. Bu yöntem, okul öncesi davranış sorunlarında güçlü bir etkiye sahiptir.
Ergenlerde yeme bozukluklarında aile
Ergenlerde anoreksiya gibi yeme bozukluklarında aile temelli tedavi, ilk sırada önerilen yaklaşımdır. Bu tedavide ebeveynler, gencin beslenmesini geçici olarak üstlenir; çünkü hastalık gencin kendi beslenmesine ilişkin sağlıklı kararlar vermesini engeller. Tedavi genellikle üç aşamada ilerler. İlk aşamada ebeveynler öğünleri planlar ve gencin yemesini destekler. Kilo ve beslenme düzeldikçe ikinci aşamada yeme konusundaki sorumluluk adım adım gence geri verilir. Üçüncü aşamada ise ergenliğin olağan gelişim konularına, örneğin bağımsızlık ve arkadaşlık ilişkilerine odaklanılır. Bu süreçte aile suçlanmaz; hastalık aileden ve gençten ayrı, birlikte mücadele edilen bir sorun olarak ele alınır.
Davranış sorunlarında aile
Okul çağı ve ergenlikte karşıt gelme, kurallara uymama ve öfke patlamaları gibi davranış sorunlarında aile odaklı çalışmalar etkilidir. Ebeveynler, tutarlı kurallar koymayı, kuralları açık ve önceden belirlemeyi, olumlu davranışları fark etmeyi ve sonuçları sakin bir biçimde uygulamayı öğrenir. Ergenlerde kuralların gençle birlikte belirlenmesi ve müzakere becerilerinin geliştirilmesi, çatışmaların azalmasını sağlar. Bu çalışmalar için ebeveyn danışmanlığı sayfamıza da bakabilirsiniz.
Depresyon ve kaygıda aile
Çocuk ve ergenlerde depresyon ve kaygı bozukluklarında aile görüşmeleri, bireysel terapiyi tamamlar. Aile üyeleri, çocuğun yaşadıklarını anlamayı, ona eleştiri yerine destekle yaklaşmayı ve evdeki gerginliği azaltmayı öğrenir. Kaygılı çocukların ailelerinde, ebeveynlerin iyi niyetle sürdürdüğü koruyucu davranışlar nazikçe ele alınır ve çocuğun cesaret adımlarını destekleyen bir aile ortamı oluşturulur.
Süregen hastalıklarda aile
Şeker hastalığı, astım, epilepsi ya da kanser gibi süregen bir hastalıkla yaşayan çocukların aileleri, tedavi yükünün yanı sıra kaygı, yorgunluk ve belirsizlikle de baş etmek zorundadır. Aile görüşmeleri, hastalığın aile yaşamına etkilerini konuşmak, sorumlulukları paylaşmak, kardeşlerin ihtiyaçlarını görmek ve çocuğun yaşına uygun biçimde kendi bakımını üstlenmesini desteklemek için bir alan sunar.
Kriz sonrasında aile
Bir gencin kendine zarar vermesi ya da intihar girişiminde bulunması, bütün aile için sarsıcı bir deneyimdir. Bu dönemde aile görüşmeleri, evde güvenliğin nasıl sağlanacağını, gençle nasıl konuşulacağını, erken uyarı işaretlerinin nasıl tanınacağını ve kriz anında neler yapılacağını içeren bir güvenlik planının hazırlanmasına odaklanır. Ailenin bu süreçte yalnız kalmaması, hem gencin hem de ebeveynlerin toparlanmasını destekler.
Bir döngü örneği
On üç yaşındaki bir genç akşamları telefonu bırakmak istemesin. Annesi önce nazikçe uyarır, genç duymazdan gelir; anne sesini yükseltir, genç kapıyı çarpar; babası eve geldiğinde anneyi “fazla sert” bulur ve tartışma ebeveynler arasına taşınır. Ertesi akşam aynı döngü yeniden başlar. Aile görüşmesinde bu döngü, kimse suçlanmadan bütün aileyle birlikte haritalanır. Ardından döngünün farklı noktalarında küçük değişiklikler denenir: Telefon kuralları gençle birlikte ve önceden yazılı olarak belirlenir, ebeveynler kuralı aynı sakinlikle hatırlatmak üzere anlaşır, gencin uyduğu akşamlar fark edilir. Birkaç hafta içinde tartışmaların sıklığı ve şiddeti azalır; aile, sorunu birlikte çözebildiğini deneyimler.
Ailenin güçlü yanlarını keşfetmek
Zorlu bir dönemden geçen aileler çoğu zaman yalnızca sorunlara odaklanır ve birlikte iyi giden şeyleri gözden kaçırır. Aile görüşmelerinde, ailenin geçmişte zorlukların üstesinden nasıl geldiği, birlikte keyif aldıkları anlar ve her aile üyesinin aileye kattığı değerler de konuşulur. Bu güçlü yanların hatırlanması, ailenin değişim için gereken enerjiyi bulmasına yardım eder.
İki evde büyüyen çocuklar
Anne ve babası ayrı evlerde yaşayan çocuklar için iki ev arasındaki uyum, ruhsal sağlıklarını doğrudan etkiler. Uyku saatleri, ekran kuralları, ödev düzeni ve varsa ilaç kullanımı konusunda iki evde benzer bir yaklaşım, çocuğun kendini güvende hissetmesini sağlar.
Evde aile toplantısı
Pek çok aile için haftada bir yapılan kısa bir aile toplantısı, iletişimi güçlendirmenin basit ama etkili bir yoludur. Toplantıya bütün aile katılır; herkes haftanın iyi giden bir yanını ve değişmesini istediği bir şeyi paylaşır. Bir sorun seçilir, olası çözümler birlikte sıralanır ve bir çözüm denenmek üzere kararlaştırılır. Toplantının kısa, sakin ve keyifli tutulması, örneğin sonunda birlikte bir oyun oynanması, çocukların katılımını artırır.
Merak edilenler
Aile terapisi ailenin hatalı olduğu anlamına mı gelir?
Hayır. Aile temelli tedaviler aileyi suçlamaz; ailenin sahip olduğu güçleri çocuğun iyileşmesi için harekete geçirir.
Küçük kardeşler de görüşmelere katılmalı mı?
Amaca göre değişir. Bazı görüşmelere kardeşlerin katılması yararlıdır; bazıları ise yalnızca ebeveynlerle yapılır.
Ebeveynler ayrı yaşıyorsa aile terapisi yapılabilir mi?
Evet. Çocuğun iki evdeki yaşamının uyumlu olması için ebeveynlerle ayrı ya da birlikte görüşmeler planlanabilir.
Aile görüşmeleri ne sıklıkla yapılır?
Genellikle haftada bir ya da iki haftada bir yapılır; sıklık sorunun türüne göre belirlenir.
Aile terapisi bireysel terapinin yerini tutar mı?
Bazı durumlarda tek başına yeterlidir; çoğu zaman ise bireysel terapiyle birlikte yürütülür.
Aile görüşmelerinde çocuğun yanında her şey konuşulur mu?
Hayır. Ebeveynler arasındaki anlaşmazlıklar ya da çocuğu kaygılandırabilecek konular gerektiğinde çocuk olmadan ayrı bir görüşmede ele alınır.
Tek ebeveynli ailelerde aile terapisi nasıl yürür?
Tek ebeveynli ailelerde de aile terapisi aynı ilkelerle yürür; ebeveynin destek ağının güçlendirilmesi ayrıca önem taşır.
Aile görüşmeleri çocuğun okul durumunu da kapsar mı?
Evet. Gerekli görüldüğünde ve ailenin onayıyla okulla iş birliği aile çalışmasının bir parçası olur.
Başvuru öncesi hazırlık listesi ve iletişim bilgileri iletişim sayfamızda.