Aynı sahne, her çocuk için
Bir tiyatro sahnesi düşünün: Her oyuncu aynı dekorun önünde, aynı ışıkta sahneye çıkar; farklı olan yalnızca oyuncunun kendisidir. ADOS-2 de buna benzer bir mantıkla kurulmuştur. Uzman her çocuğa aynı türden davetler sunar: bir baloncuğu birlikte izlemeye çağırır, bir resimli kitabı paylaşır, oyuncaklarla küçük bir kutlama hazırlar, bir şey anlatmasını ister. Çocuğun bu davetlere nasıl karşılık verdiği, onun sosyal dünyası hakkında değerli ipuçları verir.
Bu planlı yapı, değerlendirmeyi uzmandan uzmana değişen izlenimlerden kurtarır. Muayene odasında ilk kez görülen bir çocuğun kısa bir sohbetteki hâli yanıltıcı olabilir; kimi çocuk çekinir, kimi beklenenden rahat görünür. Standart etkinlikler, bu dalgalanmaların etkisini azaltır.
İki ana alan
Gözlem sırasında uzman iki büyük başlığa dikkat eder. Birincisi, karşılıklı iletişim ve ilişki kurma biçimidir: Çocuk ilgisini çeken bir şeyi göstermek için uzmanın yüzüne bakıyor mu? Gülümsemesi, sesi ve elleriyle ne anlatıyor? Bir konuşmaya katılıp sırasını bekleyebiliyor mu? Uzmanı kendi oyununa çağırıyor mu? İkincisi, tekrarlayan davranışlar ve dar ilgilerdir: Bir oyuncağın tek bir parçasına uzun süre takılmak, ellerini ya da parmaklarını alışılmadık biçimde hareket ettirmek, aynı cümleleri tekrar etmek ya da nesneleri koklamak, dokunmak gibi duyusal ilgiler bu başlıkta yer alır.
| Uzmanın daveti | Dikkat edilen ayrıntı |
|---|---|
| Havaya baloncuk gönderme | Çocuk sevincini uzmanla göz göze gelerek paylaşıyor mu? |
| Resimli bir öyküye bakma | Karakterlerin ne hissettiğinden söz edebiliyor mu? |
| Oyuncaklarla kutlama hazırlama | Oyuna hayali ögeler katıyor mu, uzmanı da işin içine alıyor mu? |
| Gündelik konular üzerine konuşma | Konuşma iki yönlü ilerliyor mu? |
| Bir işin nasıl yapıldığını anlatma | Sözcükler ve el hareketleri birbirini tamamlıyor mu? |
Çocuğun yaşı ve konuşma becerisi, hangi etkinliklerin seçileceğini belirler. Henüz sözcük kullanmayan bir çocukla çoğunlukla oyuncaklar ve basit karşılıklı oyunlar kullanılırken, rahatça konuşan bir gençle yapılan görüşme bir sohbete daha çok benzer.
Annenin, babanın anlattıkları
Tek bir oturumda görülenler, bir çocuğun bütün yaşamını anlatmaz. Çocuğun bebekliğinde neler olduğunu, ilk sözcüklerini ne zaman söylediğini, parkta diğer çocuklarla nasıl oynadığını, değişikliklere nasıl tepki verdiğini en iyi bilenler anne ve babasıdır. Bu nedenle ADOS-2 her zaman ayrıntılı bir ebeveyn görüşmesiyle tamamlanır. Bazı merkezlerde bu görüşme de belirli bir soru yapısına göre yürütülür. Odadaki gözlem ile ailenin anlattığı yıllara yayılan öykü bir araya geldiğinde, tablo çok daha net görünür.
Odada neler olur?
Oturum, dikkat dağıtacak eşyalardan arındırılmış, oyuncakların düzenli biçimde yerleştirildiği bir odada yapılır. Uzman önce çocuğun ortama alışmasına izin verir, ardından etkinlikleri bir oyun akışı içinde sırayla sunar. Küçük çocukların anne ya da babası odada kalır ve bazı bölümlerde çocukla birlikte oynaması istenebilir. Bu sırada ebeveynlerden, çocuklarını yönlendiren ipuçları vermemeleri, onun yerine yanıt vermemeleri rica edilir; uzman çocuğun kendiliğinden neler yaptığını görmek ister. Oturum boyunca uzman not alır; puanlama, oturum bittikten sonra bu notlar üzerinden yapılır.
Puanların anlamı
Puanlar, odada gözlenen davranışların otizm spektrumunda sık görülen özelliklere ne kadar benzediğini özetler. Kimi uygulamalarda bu puanlar, farklı yaştaki çocukların karşılaştırılmasını kolaylaştıran bir dereceye de çevrilir. Yine de puan bir hüküm değildir. Çocuk ergen psikiyatristi bu sonucu, aileden alınan gelişim öyküsü, kreş ya da öğretmen gözlemleri, konuşma ve düşünme becerilerine ilişkin değerlendirmeler ve işitme testiyle yan yana koyarak yorumlar.
ADOS-2 ne değildir?
- Bir zekâ ölçümü değildir. Çocuğun öğrenme ya da akıl yürütme kapasitesini göstermez.
- Tek başına karar vermez. Tanı, bütün bilgilerin birlikte düşünülmesiyle konur.
- Bir yarışma ya da sınav değildir. Çocuğun “başarması” beklenen bir şey yoktur.
- Bir terapi değildir. Amaç anlamaktır; destek planı bu anlayışın üzerine kurulur.
Bir oturumdan kesit
İki buçuk yaşındaki bir kız çocuğu, annesinin kucağından inip odadaki oyuncak kutusuna yöneliyor olsun. Uzman bir süre onun oyununu izler, sonra elindeki baloncuk şişesini açar ve birkaç baloncuk üfler. Çocuk baloncuklara koşar, ama baloncuklar bitince ne uzmana ne de annesine bakar; kutudaki tekerlekli bir arabanın tekerleğini çevirmeye döner. Uzman bir süre bekler, ardından baloncuk şişesini çocuğun görebileceği ama ulaşamayacağı bir yere koyar. Çocuk şişeye uzanır, annesinin elini tutup şişeye götürür, ama sesle ya da bakışla bir istekte bulunmaz. Oturumun ilerleyen bölümünde çocuk, oyuncak bir bebeği beslemek gibi taklit oyunlarına katılmakta zorlanır. Bu gözlemler tek başına bir sonuç anlamına gelmez; annenin anlattığı gelişim öyküsü, kreş öğretmeninin notları ve işitme testinin sonucu ile birlikte değerlendirilir.
Büyük çocuklar, ergenler ve yetişkinler
Konuşması akıcı olan büyük çocuklarda ve gençlerde görüşme daha çok bir sohbete dönüşür. Arkadaşlıklar, okul, duygular ve gelecek üzerine konuşulurken uzman, konuşmanın iki yönlü ilerleyip ilerlemediğine, gencin karşısındakinin bakış açısını ne kadar dikkate aldığına ve duygularını nasıl anlattığına bakar. Bu yaş grubunda ADOS-2, yıllarca fark edilmemiş özelliklerin anlaşılmasına yardım edebilir.
Güne hazırlık
Çocuğun o gün dinlenmiş ve aç olmaması, olağan hâlinin görülmesini kolaylaştırır. Ona yapılacak açıklama kısa tutulabilir: “Bugün bir ablayla ya da abiyle birlikte oyun oynayacaksın.” Görme ya da işitme için kullandığı bir araç varsa unutulmamalıdır. Ailenin, çocuğun evdeki hâlini gösteren birkaç kısa video ve öğretmeninden alınmış yazılı bir not getirmesi, değerlendirmeye önemli katkı sağlar. Çocuğu yatıştıran sevdiği bir oyuncak da yanınızda bulunabilir.
Sonuçların paylaşılması ve ilk adımlar
Bütün bilgiler bir araya getirildikten sonra aileyle ayrı bir görüşme yapılır. Psikiyatrist bu görüşmede vardığı sonucu, çocuğun parladığı alanları ve zorlandığı noktaları sade bir dille anlatır, ailenin bütün sorularına zaman ayırır. Ardından somut adımlar konuşulur. Sonuç otizm spektrumu yönünde olsa da olmasa da, çocuğun iletişim, oyun ya da davranış alanındaki ihtiyaçları için bir yol haritası çıkarılır: konuşma ve dil çalışmaları, özel eğitim, okul ya da kreşte yapılabilecek düzenlemeler ve ailenin evde neler yapabileceği bu haritanın parçalarıdır. Otizm ve otizm spektrum bozukluğu sayfalarımızda bu süreçleri, ebeveyn danışmanlığı sayfamızda ise anne ve babalara sunulan desteği anlatıyoruz.
Merak edilenler
ADOS-2 hangi yaşlarda yapılır?
Yürümeye başlamış küçük çocuklardan ergenlere ve yetişkinlere kadar geniş bir yaş aralığında, kişiye uygun bölümler seçilerek yapılabilir.
Oturum ne kadar sürer?
Genellikle kırk beş dakika ile bir saat arasında sürer; çocuğun ilgisine ve enerjisine göre kısa molalar verilebilir.
Çocuğum o gün hastaysa ne olur?
Hastalık, aşırı yorgunluk ya da yoğun huzursuzluk varsa, sağlıklı bir gözlem yapılamayacağı için randevu ileri bir tarihe alınabilir.
Sonuç net çıkmazsa ne yapılır?
Bazı küçük çocuklarda tablo zamanla netleşir. Bu durumda destekler hemen başlatılır ve birkaç ay sonra yeniden bakılır.
Kardeşin de değerlendirilmesi gerekir mi?
Otizmde aileden gelen bir yatkınlık bulunduğundan kardeşlerin gelişimine daha dikkatli bakılması önerilir; bir endişe varsa onlar da değerlendirilebilir.
Sonuçlar okulla paylaşılır mı?
Hayır, aile istemedikçe paylaşılmaz. Okulda destek gerekiyorsa rapor ailenin onayıyla kullanılır.
Başvuru öncesi hazırlık listesi ve iletişim bilgileri iletişim sayfamızda.