“Tamam” sinyalinin gelmediği bir zihin
Bir kapıyı kilitlediğimizde ya da ellerimizi yıkadığımızda, zihnimiz bize sessizce “Tamam, iş bitti” der ve başka bir şeye geçeriz. Obsesif kompulsif bozukluk yaşayan bir çocukta bu sinyal bir türlü gelmez. Elleri temiz olsa da kirli olduğu hissi sürer; kapının kilitli olduğunu gördüğü hâlde “Ya açıksa?” sorusu zihninden çıkmaz. Çocuk bu dayanılmaz huzursuzluğu azaltmak için aynı davranışı tekrarlar; ama rahatlama kısa sürer ve döngü yeniden başlar.
Zihne istemeden gelen, sıkıntı veren düşünce, imge ya da dürtülere takıntı (obsesyon), bu sıkıntıyı azaltmak için yapılan tekrarlayıcı davranış ya da zihinsel eylemlere ise zorlantı (kompulsiyon) denir. Çocuk çoğu zaman bu düşüncelerin abartılı olduğunu bilir, ama yine de onlara karşı koymakta zorlanır. Küçük çocuklar ise davranışlarının neden önemli olduğunu açıklayamayabilir; yalnızca “öyle olması gerektiğini” söyler.
Çocuklukta sık görülen temalar
| Takıntı teması | Sık eşlik eden zorlantı |
|---|---|
| Mikrop, kir, hastalık bulaşması | Uzun ve tekrarlayan el yıkama, belirli eşyalara dokunmama |
| Kendisine ya da ailesine zarar gelmesi | Kapıları, ocağı, prizleri kontrol etme, dua ya da sözcük tekrarı |
| Eşitlik, simetri, “tam oldu” hissi | Eşyaları dizme, aynı hareketi iki tarafta da yapma |
| Belirli sayılar, uğurlu ya da uğursuz şeyler | Sayma, bir hareketi belirli sayıda tekrar etme |
| Dinî ya da ahlaki konularda hata yapma kaygısı | Tekrar tekrar özür dileme, itiraf etme |
| Kabul edilemez bulduğu düşünceler | Düşünceyi “silmek” için zihinsel ritüeller |
Neden saklıyorlar?
Çocukların ve özellikle ergenlerin önemli bir kısmı, belirtilerini aylarca, bazen yıllarca ailelerinden saklar. Düşüncelerinin “tuhaf” ya da “kötü” olduğunu düşünür, deli olduğundan korkar ya da ailesini üzmek istemez. Bazı çocuklar ritüellerini kimsenin görmediği zamanlarda, örneğin banyoda ya da yatmadan önce yapar. Aileler çoğu zaman uzun banyo süreleri, sabahları hazırlanmanın uzaması, ödevlerin bitmek bilmemesi ya da aynı soruların tekrar tekrar sorulması gibi dolaylı işaretlerle durumu fark eder.
Tedavide ilk adımlardan biri, çocuğa bu düşüncelerin onun kim olduğunu göstermediğini, OKB'nin sık görülen ve tedavi edilebilen bir sorun olduğunu anlatmaktır. Pek çok terapist çocuklarla OKB'ye bir ad koyar; örneğin “zorba ses” ya da “dırdırcı”. Böylece çocuk sorunu kendisinden ayırır ve onunla birlikte savaşan bir takımın parçası olur.
Aile ritüellere katıldığında
OKB yalnızca çocuğu değil, bütün aileyi etkiler. Ebeveynler çocuklarının sıkıntısını azaltmak için farkında olmadan ritüellere katılabilir: aynı soruya defalarca güvence vermek, çocuğun istediği gibi eşyaları belirli bir düzende tutmak, eve gelen misafirlerden ellerini yıkamasını istemek, çocuğun kirli saydığı yerlere girmemek. Bu davranışlar kısa vadede gerginliği azaltır, ama OKB'nin evdeki alanını genişletir. Tedavide ailenin bu katılımı nazikçe fark edilir ve adım adım geri çekilmesi planlanır.
Ani başlayan belirtiler
Çocukların çoğunda OKB belirtileri aylar içinde yavaş yavaş ortaya çıkar. Nadir de olsa bazı çocuklarda takıntılar, yeme reddi, tikler ve davranış değişiklikleri birkaç gün içinde çok ani başlar; bu durum zaman zaman geçirilmiş bir enfeksiyonun ardından görülür. Böyle ani bir başlangıçta çocuk doktoruyla birlikte ayrıntılı bir değerlendirme yapılması gerekir.
Değerlendirme
Değerlendirmede çocuk ve ebeveynlerle ayrıntılı görüşülür; takıntıların içeriği, ritüellerin günde ne kadar zaman aldığı, okul ve aile yaşamına etkisi ve ailenin ritüellere ne ölçüde katıldığı ele alınır. Takıntıların şiddetini ölçmek ve tedavi sürecini izlemek için çocuklara uyarlanmış Yale-Brown ölçeği kullanılır. OKB'ye sık eşlik eden tikler, dikkat eksikliği, kaygı bozuklukları ve depresyon da değerlendirilir. Bu konuda tik bozuklukları sayfamıza bakabilirsiniz.
Tedavi
Çocuk ve ergenlerde OKB tedavisinin temelini maruz bırakma ve tepki önleme yöntemine dayanan bilişsel davranışçı terapi oluşturur. Terapide çocuk ile terapist birlikte, OKB'nin tetiklediği durumları en kolaydan en zora doğru sıralayan bir liste hazırlar. Çocuk, hazır olduğu basamaktan başlayarak bu durumlarla karşılaşır ve ritüelini yapmadan bekler. İlk dakikalarda sıkıntı artar, sonra yavaş yavaş azalır. Her başarılı basamak, çocuğun OKB'nin söylediklerine uymak zorunda olmadığını deneyimlemesini sağlar.
Ebeveynler terapiye düzenli olarak katılır; evde ritüellere katılımı azaltmayı, çocuğun cesaretini desteklemeyi ve OKB ile çocuğu birbirinden ayırarak konuşmayı öğrenir. Orta ve ağır OKB'de ya da terapiye yanıtın sınırlı kaldığı durumlarda ilaç tedavisi terapiyle birlikte kullanılır. İlacın etkisi genellikle birkaç hafta içinde ortaya çıkar ve düzelme sağlandıktan sonra bir süre daha sürdürülür.
Ergenlikte OKB'nin farklı yüzleri
Ergenlik döneminde takıntıların içeriği değişebilir. Cinsellik, din, ahlak ve kimlikle ilgili istenmeyen düşünceler bu dönemde daha sık görülür. Bu düşünceler gence büyük utanç verir ve çoğu zaman yalnızca zihinsel ritüellerle, yani içinden belirli sözcükleri tekrarlayarak, düşünceyi “nötrleştirmeye” çalışarak ya da kendini sürekli sorgulayarak sürdürülür. Dışarıdan görülen bir davranış olmadığı için aileler bu tür OKB'yi fark etmekte zorlanır. Gencin dalgınlaşması, ders çalışırken uzun süre takılıp kalması, sık sık özür dilemesi ya da belirli konulardan kaçınması dikkat çekici olabilir. Ergenlerle yapılan görüşmelerde bu tür düşüncelerin OKB'de sık görüldüğünün açıkça söylenmesi, gencin yaşadıklarını paylaşabilmesinin önünü açar.
İyileşme düz bir çizgi değildir
OKB tedavisinde ilerleme çoğu zaman inişli çıkışlıdır. Sınav dönemleri, hastalıklar, taşınma ya da ailede yaşanan bir sorun gibi stresli zamanlarda belirtiler geçici olarak artabilir. Bu, tedavinin başarısız olduğu anlamına gelmez. Terapide öğrenilen beceriler bu dönemlerde yeniden kullanılır ve belirtiler genellikle kısa sürede geriler.
Okulda OKB
OKB belirtileri okul yaşamını da etkileyebilir. Çocuk yazdığını tekrar tekrar silip yeniden yazabilir, sınavlarda soruları defalarca kontrol ettiği için bitiremeyebilir, okul tuvaletlerini kullanamayabilir ya da arkadaşlarının eşyalarına dokunmaktan kaçınabilir. Ailenin onayıyla öğretmenle iş birliği yapılarak sınavlarda ek süre ve ödevlerde esneklik gibi düzenlemeler planlanabilir. Ancak bu düzenlemelerin ritüelleri pekiştirmemesine, tedavi planıyla uyumlu olmasına dikkat edilir.
Evde yardımcı olacak tutumlar
- OKB'ye bir ad koyun ve sorunun çocuğunuz olmadığını hatırlayın.
- Güvence vermeyi bir anda kesmek yerine, terapistle birlikte planlanmış adımlarla azaltın.
- Ritüellere katılmayı bıraktığınızda çocuğunuzun sıkıntısının geçici olarak artabileceğini bilin.
- Küçük cesaret adımlarını fark edin ve takdir edin.
- Ailenin günlük yaşamını OKB'nin kurallarına göre değil, olağan düzenine göre sürdürmeye çalışın.
Merak edilenler
OKB çocukluk döneminde geçer mi?
Bazı çocuklarda belirtiler dalgalı seyreder. Tedavi edilmeyen OKB çoğu zaman sürer; tedaviyle büyük çoğunluğunda belirgin düzelme sağlanır.
Çocuğumun takıntıları kişiliğiyle mi ilgili?
Hayır. OKB bir kişilik özelliği değil, tedavi edilebilen bir sorundur. Düzenli ve titiz olmak OKB anlamına gelmez.
Ritüelleri yasaklamak işe yarar mı?
Zorla yasaklamak çoğu zaman sıkıntıyı ve çatışmayı artırır. Ritüellerin azaltılması planlı ve kademeli olmalıdır.
OKB'si olan çocuk tehlikeli düşüncelerine göre davranır mı?
Hayır. Zarar vermeyle ilgili takıntılar çocuğu dehşete düşürür; bu düşüncelerin ardından davranış gelmez.
Terapi ne kadar sürer?
Pek çok çocukta 12 ile 20 seans arasında belirgin düzelme görülür; ağır tablolarda süre uzayabilir.
Kardeşine de OKB olduğunu söylemeli miyiz?
Evet, yaşına uygun basit bir açıklama yapmak, kardeşin evdeki değişiklikleri anlamasına ve ritüellere katılmamasına yardım eder.
Başvuru öncesi hazırlık listesi ve iletişim bilgileri iletişim sayfamızda.