Ankara Altındağ'da çocuk ve ergen psikiyatrisi konularında bilgi arayanlar için hazırlanan sayfamıza hoş geldiniz. Zor bir olay, bir kayıp ya da ani bir değişiklik, çocukların iç dünyasını yetişkinlerden farklı biçimde etkiler. Bu sayfada çocuk ve ergen ruh sağlığına dair genel bilgilerin yanında, ailelerin ne zaman profesyonel destek istemesi gerektiğini anlatıyoruz. Sayfanın ayrıntılı konusu, çocuklarda travma ve yas: yaşa göre tepkiler ve çocuğa nasıl eşlik edileceği.
Bu sayfanın konusu: Çocuklarda travma ve yas
Travma sonrası ilk haftalarda görülen tepkiler
Zorlayıcı bir olaydan sonraki ilk günlerde ve haftalarda çocuklarda korku, uyku bozukluğu, ebeveyne yapışma, kâbuslar, öfke ve dikkat dağınıklığı görülmesi beklenen tepkilerdir. Küçük çocuklar yaşadıklarını oyunlarında tekrar tekrar canlandırabilir; daha önce kazandıkları becerileri (tuvalet kontrolü, tek başına uyuma) geçici olarak kaybedebilir. Okul çağındaki çocuklar karın ve baş ağrısı yakınmalarıyla gelebilir; ergenler ise içe kapanabilir ya da riskli davranışlara yönelebilir.

Ne zaman travma sonrası stres bozukluğu düşünülür?
Belirtiler bir aydan uzun sürüyor ve çocuğun günlük yaşamını belirgin biçimde bozuyorsa travma sonrası stres bozukluğu açısından değerlendirme gerekir. Bu tabloda çocuk olayı istemeden tekrar tekrar hatırlar ya da yeniden yaşıyormuş gibi olur, olayı hatırlatan yerlerden, seslerden ve konuşmalardan kaçınır, sürekli tetikte ve irkilmeye hazırdır, uykusu bozuktur. Kendini suçlama, gelecekle ilgili umutsuzluk ve sevdiği etkinliklerden uzaklaşma da sık görülür.
Çocuklarda yas
Çocuklar yası yetişkinlerden farklı yaşar: bir an ağlayıp bir sonraki an oyuna dönebilirler. Bu, kaybı umursamadıkları anlamına gelmez; duyguyu küçük parçalar hâlinde işlerler. Okul öncesi çocuklar ölümün kalıcı olduğunu tam kavrayamaz ve aynı soruları defalarca sorabilir. Okul çağında çocuklar ölümün kalıcılığını anlar ve kendi ailelerine bir şey olacağından korkabilir. Ergenler ise yaslarını çoğu zaman aileden çok arkadaşlarıyla paylaşır.
Yas bir hastalık değildir. Ancak aylar geçmesine rağmen çocuk günlük işlevlerini sürdüremiyorsa, yoğun suçluluk, sürekli ölüm düşünceleri ya da kendine zarar verme varsa uzman desteği gerekir.
Çocuğa nasıl anlatılır?
- Gerçeği çocuğun yaşına uygun, kısa ve dürüst cümlelerle söyleyin; "uzun bir yolculuğa çıktı" gibi örtük anlatımlar kafa karıştırır.
- Sorularını geçiştirmeyin; bilmediğiniz bir şeyi "bilmiyorum" diye söylemek de dürüst bir cevaptır.
- Kendi duygularınızı saklamanız gerekmez; birlikte üzülmek çocuğa duygunun paylaşılabileceğini öğretir.
- Günlük düzeni (yemek, uyku, okul) olabildiğince sürdürün; düzen güven verir.
- Olayla ilgili görüntülere ve haberlere tekrar tekrar maruz kalmasını önleyin.
Tedavi
Travma odaklı bilişsel davranışçı terapi, çocuklarda ve ergenlerde travma sonrası stres belirtilerinde en çok araştırılmış ve etkili yöntemdir. Bu terapide çocuk, güvenli bir ortamda yaşadıklarını adım adım anlatmayı, beden tepkilerini sakinleştirmeyi ve olayla ilgili hatalı düşüncelerini (örneğin "benim yüzümden oldu") düzeltmeyi öğrenir. Ebeveynler sürece mutlaka katılır. Uyku sorunları ya da eşlik eden depresyon ağırsa çocuk ve ergen psikiyatristi ilaç tedavisini de değerlendirebilir.
İstismar ve ihmal şüphesinde
Çocuğun yaşına uygun olmayan cinsel bilgi ya da davranışlar, açıklanamayan yaralar, belirli bir kişiden ya da yerden yoğun korku, ani davranış değişiklikleri istismar ya da ihmalin işareti olabilir. Böyle bir şüphede çocuğu sorguya çekmeden sakin kalın, onu dinleyin ve güvende olduğunu hissettirin. Çocuğun korunması öncelikli olduğundan yasal bildirim süreçleri ve uzman değerlendirmesi birlikte yürütülür.
Afet ve deprem sonrası çocuklar
Deprem, sel ya da yangın gibi afetlerden sonra çocuklarda korku, karanlıktan ve yalnız kalmaktan kaçınma, ses ve sarsıntıya aşırı tepki, uyku sorunları ve ebeveyne yapışma sık görülür. Afetin kendisi kadar, ardından yaşanan taşınma, okul değişikliği, kayıplar ve ailenin yaşadığı stres de çocuğu etkiler.
Bu dönemde çocuğun güvende olduğunu hissetmesi önceliklidir. Afet görüntülerinin televizyonda ve telefonda tekrar tekrar izlenmesi önlenmeli, çocuğun soruları yaşına uygun ve dürüst biçimde cevaplanmalı, mümkün olduğunca erken günlük düzene ve okula dönülmelidir. Çocuğa ailenin afetlere karşı hazırlık planından söz etmek, kontrol duygusunu güçlendirir. Belirtiler haftalar geçmesine rağmen azalmıyorsa uzman desteği gerekir.
Okulun rolü
Okul, zorlayıcı bir olay yaşamış çocuk için güvenli ve öngörülebilir bir ortam olabilir. Öğretmenlerin çocuğun yaşadıklarından haberdar olması, dikkat dağınıklığı ve ders başarısındaki geçici düşüşü anlayışla karşılamasını sağlar. Ödev ve sınav yükünün bir süre için hafifletilmesi, çocuğun toparlanmasına zaman tanır.
Okul rehberlik servisi, çocuğun sınıf içindeki uyumunu izleyebilir ve aileye geri bildirim verebilir. Sınıfta yaşanan ortak bir kayıp ya da afet sonrasında, öğretmenlerin çocuklara duygularını ifade edebilecekleri yapılandırılmış etkinlikler sunması yararlıdır. Belirtileri ağır olan çocuklar ise bir çocuk ergen psikiyatristine yönlendirilir.
Altındağ'da çocuk ergen psikiyatrisine başvuru
Altındağ'da yaşayan aileler, zorlayıcı bir olay ya da kayıp sonrasında belirtileri geçmeyen çocuklar için çocuk ve ergen psikiyatrisi polikliniklerine ya da muayenehanelere başvurabilir. Olaydan hemen sonra her çocuğun terapiye ihtiyacı yoktur; ancak belirtiler bir ayı aşıyorsa ya da çocuk ağır biçimde etkilenmişse erken destek, sorunun kökleşmesini önler.
Sık sorulan sorular
Her travma yaşayan çocuk terapi almalı mı?
Hayır. Çocukların çoğu ailelerinin desteğiyle toparlanır. Belirtiler bir aydan uzun sürüyor ya da günlük yaşamı ciddi biçimde bozuyorsa uzman desteği alınmalıdır.
Çocuğum yaşadıklarını oyunda tekrar ediyor, normal mi?
Küçük çocukların zorlayıcı olayları oyunda canlandırması sık görülür ve işleme biçimlerinden biridir. Oyun giderek daha korkulu ve tekrarlayıcı hâle geliyorsa değerlendirme yapılmalıdır.
Çocuk cenazeye götürülmeli mi?
Çocuk istiyorsa ve önceden neyle karşılaşacağı anlatılmışsa katılabilir. İstemiyorsa zorlanmamalı; vedalaşmak için başka yollar bulunabilir.
Yas ne kadar sürer?
Kesin bir süresi yoktur. Zamanla acının yoğunluğu azalır ve çocuk günlük yaşamına döner; aylar sonra hâlâ işlevler bozuksa destek gerekir.
Travma tedavisi olayı yeniden yaşatıp çocuğu üzmez mi?
Terapi, çocuğun dayanabileceği hızda ve önce sakinleşme becerileri öğretildikten sonra ilerler. Amaç olayı güvenli biçimde işlemek ve belirtileri azaltmaktır.